makale
Bor minerali metabolizmada çok çeşitli ve önemli fizyolojik fonksiyonlara sahip bitki, hayvan ve insan sağlığı için esansiyel bir iz mineraldir. Son yıllarda bor elementinin insan ve hayvan dokularındaki biyokimyasal etki mekanizmasına yönelik yapılan çalışmalar, borun mineral metabolizması, lipit metabolizması ve enerji metabolizmasında, immun sistem, endokrin sistem ve beyinde önemli fonksiyonları olduğunu, verimi olumlu yönde etkilediğini, osteoporoz, osteoartrit ve artritin önlenmesinde etkili olabileceğini göstermektedir.
Borun birçok enzimi, kemik gelişimini, mineralizasyonunu, Ca, P, Mg ve enerji metabolizmasını etkilediği saptanmıştır. Bor mineral bileşikleri, kemik yapı bozukluklarının tedavisinde, kolesterol ve trigliserit seviyelerinin azaltılmasında etkili olabildiği, özellikle yağ ve lipit metabolizması üzerine ürettiği etkilerin yanında, D vitamininin aktivitesi ve yetersizliği ile bağlantılı bazı bozuklukları etkilediği bildirilmiştir. Son on yılda borun metabolizmalara etkileri üzerine birçok çalışma yapılmış olsa da, mevcut bilgiler yetersiz kalmaktadır.
Birçok çalışma, borun diğer besin maddeleriyle etkileşime girdiğini, kalsiyum ve fosfor gibi minerallerin metabolizmasında düzenleyici rol oynadığını ve magnezyum emilimini arttırdığını ileri sürmektedir. Ayrıca bor pestisit kaynaklı oksidatif stres ve ağır metal toksisitesine karşı koruma sağlamaktadır. Beyinde elektriksel aktivite, bilişsel performans ve kısa süreli hafızayı geliştirmektedir. Nötron Yakalama Tedavisi (BNCT) ile sağlıklı hücrelere zarar vermeden kanserli hücrelerin imha edilmesinde görev alan bor elementinin kanser tedavisinde kullanılabileceği düşünülmektedir.
Kanatlı hayvanlarla verimliliği artırmak amaçlı yapılan araştırmalar sınırlı sayıdadır. Civcivlerde günlük 0,3-0,4 mg bor tüketiminin mineral metabolizmasını olumlu yönde etkilediği ve piliçlerin günlük yaklaşık 1 ppm bora ihtiyaç duydukları belirlenmiştir.
Ruminant hayvanlarla bor elementi ile ilgili yapılan araştırma çalışmaları daha zor olduğundan kanatlılardan daha azdır. Avusturya Simental ineklerinde rasyona boraks eklemenin süt verimine ve erken laktasyonda metabolizmaya bağlı çeşitli kan değerlerine etkisi araştırılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda serum total protein düzeyinin arttığı, 3. haftada serum HDL konsantrasyonunun azaldığı, 4. haftada serum ürik asit konsantrasyonunun düştüğü gözlenmiştir. Başka bir çalışmada peripartum dönemde ruminantlara bor takviyesinin (30 g / gün) Ca ve Mg metabolizmasını olumlu yönde etkilediği bildirilmiştir.
Bilindiği üzere Türkiye, bor madeninin dünyadaki en büyük rezervine sahip bir ülkedir. Cam, seramik, otomotiv, inşaat malzemeleri, deterjan, gübre ve boya endüstrisinde çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. Bor minerali hayvanlarda son yıllarda iz mineral olarak kabul edilmiş olsa da halen kanatlı ve ruminant hayvanların rasyonlarına eklenecek uygun miktarlar bildirilmemiştir, dolayısıyla uygulamada yem fabrikalarının hazırladığı rasyonlara eklenen vitamin-mineral karışımlarına bor minerali dahil edilmemiştir. Bunun nedeni süt ve besi sığırlarında, yumurtacı ve etlik piliçlerde, keçi ve koyunda yaşama ve verim payı ihtiyaçlarını ve ayrıca hayvanlarda metabolizma hastalıklarında kullanılacak doz miktarlarını belirleyen araştırma, geliştirme ve uygulama projelerinin eksikliğidir. Anadolu Bor Vakfı tarafından bor mineralinin veteriner hekimlik ve hayvancılık sektöründe kullanılmasını yaygınlaştırmak için proje çalışmaları teşvik edilip desteklemesi sağlanarak ülke ekonomisine büyük katkılar sağlanabilir.
Prof. Dr. Nurcan ÇETİNKAYA
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesi
Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları Anabilim Dalı